Faydalı Bir Sporcu Velisi Olmak

Değerli sporcu velisi dostlarım, yazımın başlığından da anlaşıldığı gibi, sporcu adayı veya spor yapan çocuğunuz varsa çocuğunuza nasıl daha faydalı bir veli olabilirsiniz. Spor eğitimi veren eğitmeni, antrenörü veya idarecisi ile nasıl bir iletişim içinde olmalısınız.

Önce; önemli konulardan biri amaçtır, eğitmenin ve ebeveynin amacı aynıdır; ‘’ çocuğun ‘’ sporcunun bulunduğu noktadan daha iyi bir yere gelmesi buradaki iyi bir yere gelmek görecelidir … bu iyi bir sporcu olmak, dürüst olmak, kurallara saygılı olmak, daha iyi performans gösterebilmek, düzenli ve programlı olmayı öğrenmek gibi birçok şey sayabiliriz.
Bu uzun yolculukta, değerli velilerimizin bilmesi gereken; ‘’ En önemli görev; çocuklarına, ne olursa olsun, kayıtsız sevgi ve destek vermek ve antrenmana getirip götürmektir. (Yaşı küçük sporcuları) ‘’ Esasında; velinin en kolay ve en önemli görevi budur.
Şimdi sizlere basit olarak antrenörün ve sporcunun kısaca tanımını yapmak istiyorum.Antrenör, sporcusu için en iyi olanı düşünen ve dünyadaki en önemli şeyin birinci olmak, ya da en iyi olmak demek olmadığının farkında olan kişidir. Sporcu; düzenli antrenman yapan hayatını programlayabilen, karar verip uygulayabilen, sorumluluk sahibi dürüst kişidir.
Yukarıda yazıldığı gibi; sporcu tanımında şampiyon olan, en iyi olan diye kelimeler yok, fakat sporsal anlamda; en iyi olup ancak ‘’ sporcu ’’ olamamış birçok örnek vardır. Eğitmenlerin amacı önce ‘’ sporcu ‘’ yetiştirmek olmalıdır.
Sevgili velilerimiz, diğer önemli bir konu da; ‘’ Sabırsızlık ‘’ ben senelerdir bu meslekte birçok veli ile yaptığım sohbetlerde onlara ‘’ SABIR ‘’ tavsiye etmişimdir … ama onlar genelde çok ‘’ SABIRSIZ ’’ dır. Spor aceleye gelmeyen bir eğitim dalıdır, kalıcı, sağlam ve düzgün taşları yerine koymak zaman alır, şu unutulmamalıdır emin adımlar hızlı koşarak atılmaz. Bu yüzden çocuğunuzun spor eğitimi ve gelişimi ile ilgili acele etmemelisiniz. Her insanın beceri ve öğrenme zamanı farklı olduğu gibi; bu sporcu çocuklarda da böyledir. Küçük yaşlarda gelen ‘’ BAŞARILARI ‘’ yada ‘’ BAŞARISIZLIKLARI ‘’ abartmamalısınız. Başarının çok büyük kısmı zaten çocukta var olan yeteneğin ortaya çıkması ile olur, ancak ergenlik dönemi ve sonrası gibi esas performans yaşlarında doğuştan gelen yetenek artık yavaş, yavaş ikinci plana geçmeye başlar, çünkü; bu yaşlarda aynı disiplinle spora devam etmiyorsa, yeteneğinin olup olmaması bir anlam ifade etmez, sporcuda zamanla gerileme olacaktır. Çocuğunuz nasıl bir sporcu olursa olsun, onun yanında olduğunuzu ona destek olduğunuzu, sevgi ve saygınızı esirgemeyeceğinizi bilmesini sağlayın. Çocuğunuz hiçbir zaman sizin sevgi ve saygınızı kazanmak için, en iyi olması gerektiğine inanmalıdır, yada başarılı olmadığı zaman, sizin sevgi ve saygınızı kaybedeceğine inanmamalıdır.
Bunu yapabilmenin anahtarı da şudur. ‘’ Sonucu değil gösterilen çabayı yorumlamak ‘’ şöyle örneklendirmek istiyorum.

 

İyi sonuç elde etmiş çocuğa ‘’ harikaydın, çok iyiyiydin, diğerlerinden çok iyiyiydin, tebrik ederim, yendiğin için seni çok kutluyorum ‘’ gibi sözler söylemek görünüşte kulağa çok masum gelebilir ama istemsiz olarak çocuğa şu mesajı veririz, ‘’ Eğer maçı veya yarışı kazanamazsam (birinci olamazsamailem yada antrenörüm memnun olmayacak, beni kabul edip desteklemeleri için hep birinci olmalıyım veya kazanmalıyım.’’ Esasında olması gereken çocuğumuzun gerek antrenmanda gerekse maçta/yarışmada gösterdiği çaba ile değerlendirilmesidir.
Sporcu çocuğun; doğru, iyi, güzel yaptığı şeyler ön plana çıkarılmalıdır ve eksiklerinin söylenmesi yerine bunları farkına varması sağlanmalıdır. Böylece çocuklarımız sonuca odaklı değil performansa ve gayrete odaklı spor yapmayı öğrenirler ki iyi performans iyi sonuç getirir.
Bu bölüm çok önemlidir. Çocuğunuzun DAVRANIŞINI veya PEFORMANSINI hiçbir zaman diğer çocuklarla özellikle de takım arkadaşlarıyla kıyaslamayın bu açıkca çocuğunuzu olduğu gibi kabul etmemek ve gelişmesini engellemek olmaktadır. Çocuk öteki gibi olmadığı için kabul görmediğini düşünür. ‘’ Kıyaslamanın hiçbir masum yanı yoktur, daha iyiye teşvik edileceğini yada hırslandırılacağını düşünmek hayal kırıklığıdır.’’
Diğer bir önemli konu da; çocuğunuza asla antrene etmemeye yani antrenörlük yapmaya ve sporla ilgili nasihatler vermemeye çalışın bunu yapmak zordur, şu da aklınızdan çıkmasın ki bu olay, çocuğunuzu antrenörü ile sizi arada bırakır ki, sonuç olarak her iki taraftan biri kesin zarar görür. Çocuğunuzun antrenörünü tanımak ve anlamak için çaba sarf edin, unutmayın ki, antrenörün en önemli ve en büyük önceliği sporcusu, yani çocuklarınızdır, onlar birinci sırada çocuklarınızla ilgilenirler. Çocuğunuzun onun gibi biriyle çalıştığından dolayı gurur duyduğunuza emin olmalısınız. Bir antrenörün onlarca velisi olduğunu aklınızdan çıkarmayın, bilin ki çocuklar daima yüceltilmeli, övülmelidir. Kritikleri ve şikayetleri abartırlar, olayları iyice araştırmadan kızgınlıkla ve sakince düşünmeden, çocuklarınızın sözüyle hareket etmeyin.
Yukarıda yazdıklarım; 52 yıllık bir spor eğitmeni ‘’ sporcu, hakem, yönetici ‘’ olarak sürekli yaşadığım konuların içinden seçilen ana fikirler olup, şu da bir gerçektir ki; çocuklar eğitildiği gibi, antrenörlerin ve sporcu velilerinin de eğitilmesinin çok önemli olduğuna inanıyorum, umarım bu yazdıklarım herkese bir nebze yararlı olur.
Spor dolu bir yaşam dileğiyle, sevgi ve saygılar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.